8 Aralık 2013 Pazar

Öğretmen Olmak

Öğretmen kimdir? Öğretmen Olmak nasıl bir şeydir? Diye uzun uzun düşündüm. Düşünürken de sorguladım kendimi. Ne de olsa bende bir öğretmenim ve sorgulamayı öğretiyorum. Öyleyse önce ben sorgulamalıyım her şeyi. Önce hayatı sorguladım. Hayat bence gitmeyi seçtiğin yollarda karşılaştıklarının, yaşadıklarının ve hissettiklerinin toplamıdır. Sen ne anlam çıkarmak istersen hayattan onu anlarsın. Her şey kişiye göre değişir, düşüncelere göre şekil alır. Ben kendi hayat yolumda öğretmenlik mesleğini seçtim. Peki ya öğretmen olmak nasıl bir şeydir? Siz hiç düşündünüz mü? Ben düşündüm ve düşüncelerimi sizinle paylaşmak istedim. Belki bu yazıma bazıları gülüp geçecek, belki öğretmenler yaptıkları işin daha da farkına vararak yapacaklar, belki de anne babalar, öğrenciler öğretmenlik mesleğini anlayacak ve öğretmenlerine saygı duyacaklar. Öğretmenlik mesleği özellikle de okul öncesi öğretmenliği sadece bir üniversiteden mezun olunarak yapılabilecek bir meslek değildir. Bir öğretmenin öncelikle adil bir vicdanının olması gerekir. Sınıfında bulunan her öğrencisine eşit davranmayı bilmeli. Hepsinin ihtiyaçlarının farklı olduğunu anlayıp, onların ihtiyaçlarına göre çocuklara yaklaşmalı. Öğrencilerinin her birinin ayrı karakterleri olduğunu, her birinin farklı aile yapıları olduğunu ve farklı şekillerde dünyayı algıladıklarını bilmeli. Bir okulöncesi öğretmeninin kalbi sevgi dolu olmalı ve her kese bu sevgiden eşit bir şekilde dağıtmalı, öğrencilerine güvende olduklarını hissettirmelidir. Bir okulöncesi öğretmeni sabırlı olmalı, etkili dinlemeli ve öğrencilerine de sabırlı olma, bekleme, saygı duyma, dinleme, iletişim kurma becerilerini öğretebilmelidir. Bir okul öncesi öğretmenin en önemli görevi de öğrencilerini kendi hayat yolculuklarına en iyi şekilde hazırlamaktır. Bir öğretmen bunları sadece okulda çalışarak veremez öğrencilerine. Gecelerini, gündüzlerini, boş zamanlarının çoğunu onlar için ayırır. Bir alışveriş merkezine gider. Gezerken öğrencilerine uygun bir şey bulursa hiç düşünmeden alabilir. Arkadaşları ile yemekteyken bile aklına birden öğrencileri ile yapabileceği bir aktivite gelebilir. Geceleri evinde otururken bilgisayar başında öğrencileri ile yapabileceği etkinlikler araştırabilir. Uyurken rüyalarında yine öğrencileri ile ilgili rüyalar görebilir. İşte bütün bunlar okullarda kitaplarda yazmaz ve öğretmenlere öğretilmez. İyi öğretmenlerin içinden gelir. Onlar için önemli olan çocukların gözündeki sevgi ve mutluluk ışığını görebilmektir. Bunları düşününce iyi ki öğretmen olmuşum dedim bir daha. Ne de olsa anaokuluna giderken karar verdim öğretmen olmaya. Çünkü çok tatlı bir anaokulu öğretmenim vardı. Ben onu hala unutmadım. Hatırladıkça saygıyla anarım Sevgili Anaokulu Öğretmenim Zayçova’yı…